29 Ocak 2011 Cumartesi

Hamza ipe gidiyor, sen iki de bir Linens diyorsun kardeşim

Dün akşam Hanımın Çiftliği dizisinde kafam bi dünya oldu yani..

Hamza' nın ipe gitmesine mi yanacan, ekranın sağ altında iki de bir çıkan Linens ürünlerine mi bakacan şaşırdım yani sevgili okurcan..

Sen de Hamza' ya mı üzülüyorsun deme şimdi, ama Hamza da çok bariz değişiklikler oldu, bin pişman gitti ipe yazık..

Cahil babanın evladı olmayaydı belki de Hamza' nın sonu çok farklı olabilirdi..

Kaderi böyleymiş..

Dizide ağladığım yerler oldu söylemekten imtina etmiyorum..

Zira artık ağlama faaliyetini hayatımın son yıllarında neredeyse sıfıra indirgeyende, bu açığı dizilerle kapatmaya çalışıyorum, yoksa unutazamm..

Allah tabii ki ağlatmasın  da iş o değil..

Eğer 40' lı yaşlardaysanız, artık ota moka ağlamayı bırakıyorsunuz..

Sadede geliyorummm..

Dizilerdeki reklamları olur olmadık yerde yayınlamayın kardeşim..

Zira şahsen ben kendim dün akşam hiç de Linens alacak psikolojiye giremedim..

Eğer bana illa da Linens aldıracaksan , psikolojimi dizideki sahnelere göre çözerek alım gücümü on ikiden vur vurabilirsen, gör o zaman Linens Linens olalı böyle alım görüyor mu?

Olay budur yani benim tarafımdan..

İmza=Reyhane , 40' a girmeye az kala yaşlanmayı o kadar da önemsemeyen..

27 Ocak 2011 Perşembe

YeniOyuncaklar.com' dan MİNİ GO&ÇİN SANTRANCI hediyemiz var



Hatırlarsanız Sanal alemin en yeni oyuncak adresi:
YeniOyuncaklar.com' dan sizlere daha önce de hediye vermiştik.

YeniOyuncaklar.com sanal mağazacılığın ezberlerini bozuyor; internet aleminin kullancısını en
çok düşünen oyuncak sitesini sunuyor! Kullanıcılar sitedeki filtreme kolaylığı sayesinde arayıp da
bulamadıkları oyuncaklara rahatça ulaşabiliyor ve oyuncak danışmanından profesyonel destek
alabiliyor. 


İşte hediyelerimiz..

Toplamda 6 kişiye hediye veriyoruz=




3 kişiye birer adet Mini Go Seyahat Seti





(Ürüne aşağıdaki linklerden de bakabilirsiniz: 



3 kişiye birer adet Çin Satrancı




Ürüne aşağıdaki linkden de bakabilirsiniz:


Katılım şartları=

1-Blogumu izlemeye alıyorsunuz.

2-YeniOyuncaklar.com Facebook sayfasını "beğen"iyorsunuz.

3-YeniOyuncaklar.com Haber bültenine üye oluyorsunuz 
(Bu adresten üye olabilirsiniz: 

4-Bu kampanyayı blogu varsa blogda,yoksa facede duyurup linkleri bu yazıma yorum olarak yazıyorsunuz.

Son katılım tarihi=10 ŞUBAT 2011 saat:24:00 a kadardır.


Kargo ücreti değerli firmamıza aittir.




25 Ocak 2011 Salı

Swatch Polar Kulaklığım



Epey oldu Swatch Türkiye Twitter sayfasında 500 kişiye polar kulaklık hediye kampanyası vardı.İşte fotoğrafta görmüş olduğunuz kulaklık da bana gelen..Kırmızı istiyordum, istediğim geldi.

Ben daha önce hiç kulaklık kullanmamıştım.Ama bu öyle rahat, sıcak, öyle yumoş yumoş ki..Havaların tekrar soğuduğu bugünlerde iyi gidiyor, çok da güzel koruyor.

Teşekkürler Swatch...

24 Ocak 2011 Pazartesi

KAYAK VE CİLT BAKIMI





Kayak mevsiminde spesifik güneş koruması ve kuruyan cildi yatıştırıcı nemlendirici bakım
Kayak keyfiniz iz bırakmasın
 Kış aylarında da özellikle tatil için dağ ve kayak merkezlerine tercih ettiyseniz, yazın olduğu gibi yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmayı ihmal etmemelisiniz. PHOTODERM MAX TINTED SPF 50+
 Eğer cildiniz kayaktan sonra kuruyor ve geriliyorsa, uygun bir nemlendirici ürün kullanarak o bölgeleri yatıştırmalı ve nemlendirmelisiniz. ATODERM CREAM

23 Ocak 2011 Pazar

Coco Chanel kadınmış beya




Hay bin kunduz bana..

Hey ben! Sana söylüyorum, hangi çağda yaşıyorsun sen?

İnsan bunca zaman bir googlelama  gereği duymaz mı hiç?

İşte böyle kendi kendini yuhalarsın?

Bir gazetenin kitap ekinden öğrenirsin gerçeği de böyle kalakalırsın..

Hem niye erkek olarak düşündün ki Channel' i sen?

Ne yani bir kadın böylesi bir başarı çizgisine sahip olamaz mı?

Bilmem ben sanırım bir kadını ancak bir erkek böylesi zevkle giydirir kuşandırır diye mi düşündüm acaba?Bilemiyorum..Ne kızıyorsun bacak kadar çocuğa diyeceğim ama, kazık kadar çocuğa desek daha gerçekci olacak..

Neyse oldu bir defa..

Bir kez daha sosyeteme rezil oldum..Bu durumlarda ise rezil olacak bir sosyetem olduğu için sevinsem mi üzülsem mi bikarar olurum..

Neyse ne demiş Channel

"Ben zevksizlikten anlarım"

Hayatta olsaydı beni de anlardı eminim..

Belki de "olsun çocuğum zararın neresinden dönsen kar insana" derdi..

Nur içinde yatsın rahmetli..



Doğanın Nefesinden Gelen Sağlık; PHARMA OZON... Türkiye'de İlk ve Tek...




OZON Nedir?

Aktif oksijen olarak adlandırılan ozon bilinen en etkili antibakteriyel ajandır. Ozon oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır. Dünyanın etrafını koruyucu bir kalkan gibi saran OZON TABAKASI canlıları, güneşin radyasyon etkisine ve ultraviyole ışınlarına karşı korur.


PHARMAOZON SERUM Nedir?

Pharmaozon; saf oksijen molekülleri içeren ozonlanmış serum (jel), cilt bakımında bir devrimdir. Çok uzun bir süreçte naturel zeytinyağının ozon ile ileri teknoloji kullanılarak, doyurulmasıyla redoks işlemi sonucu elde edilir. Bu şekilde ozon yağ içersine absorbe edilir ve jel formatına dönüşür. Jel form ozon konsantrasyonunun yoğunluğu anlamına gelir. Ozon yağın sadece kozmetik özelliği vardır. Ozon Serumunun ise kozmetik özelliği yanında tedavi edici medikal bir değeri vardır. 


ÖZELLİKLERİ

PHARMAOZON SERUM yoğun ozon ve jel formülü ile "fully ozonated olive oil"in diğer çok etkili doğal bileşikler ile karışımından elde edilmiştir. 
Ozon Serumu jel formunda olduğu için ozonlu yağlara göre etkisi 10 kat daha fazladır. 
Yüksek konsantre medikal ozon içerir.
Olive Oil, Shea Butter, Borage Oil, Citrus Medica Limonum Oil ile güçlü ve benzersiz hızlı bir etkiye sahiptir.
Kimyasal, sentetik petrol türevi alkol ve allerjen hiçbir katkı maddesi içermez. %100 doğaldır.



İÇİNDEKİLER

Olive Oil (Zeytinyağ) :

Zeytinyağı ozon gazını en iyi tutan ve en uzun süre içersinde barındırabilen yağdır. %75 oranında oleik asit gliseridleri taşır. Cildin iki dost yağı olan Omega 3, Alpha-linoleic asit, A, E vitaminleri ve az miktarda fiteserol bulunur. Zeytinyağının güçlü antioksidan etkisi vardır. Zeytinyağ; antioksidan etkisiyle yaşlandırıcı serbest radikallerin etkisini azaltır, cilt yaşlanmasını engeller. Anti-aging özelliktedir.


Hodan Yağı : 

Hodan yağı, doğanın en zengin GLA (Gamma linoleic asit) kaynağıdır. İçeriğinde Alpha-Gamma linoleic ve linoleic asit ( Omega 3, Omega 6, Omega 9) bulundurur. Bu yağ asitlerinin eksikliğinde ciltte dermatit oluşur. Cilt lekeleri, sivilce (akne), cilt çatlakları, cilt kırışıklıkları, cilt sarkmaları, saç kepeği, ağır yanıklar, güneş lekeleri ve selülitin giderilmesinde Hodan yağının etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.



Shea Yağı :

PHARMAOZON serum içerisine oda sıcaklığında jel formunu koruması amacıyla shea yağı da formülümüze konulmuştur. Nemlendiricidir. Antiinflamatuar (iltihap giderici) özellikleri vardır. Shea yağının yara izlerini, egzamaları, yanıkları, çeşitli döküntüleri, sivilceyi, kuru deriyi, cilt lekelerini, çatlakları, kırışıklıkları ve sedef hastalığında tahrişi azaltıcı özelliği vardır. Shea yağı doğal bir güneş koruyucudur. Güneşin zararlı filtre ışınlarını filtre eder, Anti-aging özelliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Shea yağı ciltte yağlı bir his bırakmadan kolaylıkla emilir.


Limon Yağı :

Antiseptiktir. İstenmeyen yağları vücuttan atarak zayıflamaya yardımcı olur. Cildi güçlendirir. Yağlı ciltlerde yağ salgısının dengelenmesini sağlar. Sivilceleri giderir. Selülit ve çatlaklar için en uygun bitkisel bakım ürünü limon yağıdır.


PHARMAOZON KULLANIM YERLERİ
Anti-Aging, Kırışık Giderici, Sıkılaştırıcı, Toparlayıcı ve Cilt Sarkmalarına Karşı : Yoğun oksijen ile yaşlanma nedeniyle, uzun süre oksijenlenmeyen hücreleri oksijene doyurur. Mikro dokuda bozulmuş olan oksijen dengesinin yeniden düzenlenmesine yardımcı olup yaşlanmayı geciktirir. Cilt hücrelerinin antioksidan etkisi ile korunmasına destek olur, hücre içi detoksa yardım eder. Cilde canlılık ve parlaklık verir.Cilt hücreleri için büyüme, bölünme ve yenilmesini sağlamaya destek olur, cildin peptit bağlarından oluşan elastin liflerini korumaya yardımcıdır. Doğal botoks etkisini destekler. Onarım ve yenilenme için yapı taşı oluşturulmasına yardımcıdır.
Leke :Yaşlılık ve güneşe bağlı lekelerin giderilmesi için formüle edilmiş ve cildin tonlanmasını sağlayan güçlü bir hücre yenileyici serumdur.
Akne Tedavilerinde : İçeriğinde bulunan aktif oksijen sayesinde iltihaplı sivilceleri ve sivilce oluşumuna sebep olan bakterileri öldürmeye, yeni sivilce oluşmasını engellemeye yardımcıdır. Gözenekleri sıkıştırır ve komedon-siyah noktalar oluşumunu önler.
Selülit :Bacaklardaki dolaşım sisteminin düzene girmesine ve bölgedeki portakal kabuğunun azalmasına yardımcı olan hücre yenileyici özelliğe sahiptir.
Çatlaklar : Çatlakların görünümünün hafiflemesine destektir.
Ter Kokuları :İstenmeyen tüm kokuları ve ter kokularını engellemeye karşı bir kapatıcıdır.
Yanık Tedavilerinde :Radyasyon, güneş yanığı ve tüm yanıkların ağrısının azalmasında ve iyileşme sürecinde tıbbi tedaviyi destekler.
Lazer Epilasyon Sonrasında : Yardımcıdır.
Skarlarda (İzlerde) : Yardımcıdır.
Varis Yarası (Venöz Ülser) : Bu bölgelerde ozon serumu kan akımını sağlayan kılcal damarları genişleterek kan ve oksijen dolaşımını arttırmasına destektir.
Pişiklerde ve Yatan Hastaların İyileşmesinde (Dekubitüs Ülseri) : Yardımcıdır.
Diabet (Şeker) hastalarının iyileşmeyen ve enfekte olmuş inatçı yaralarında : Yardımcıdır.
Nasır-Liken Planus : El ve ayaklarda oluşmuş nasır ve benzeri ölü hücrelerin giderilmesine yardımcıdır
Açık Yaralarda : Açık yaraların iyileşmesinde antibakteriyel ve antiseptik özelliğinden dolayı destekleyicidir. Ayrıca çeşitli deri enfeksiyonları ve deri hastalıklarının tedavisinde destekleyicidir.
Deri Enfeksiyonları : Herpes, piyoderma Atopik Dermatit (kuru cilt nemlendiricisi) özelliğindedir.
Sedef Hastalığı (psöriasis ve psöriatik artrit), Lokalize skleroderma
Akne, egzama, nörodermatit, dermatitis herpetiformis, seboreik dermatit gibi alerjik deri reaksiyonları ile el, ayak, tırnak mantarları tedavisinde doğal yardımcıdır.
Eklem Sağlığı ve Masaj : Kas ağrılarının giderilmesi ve eklem sağlığının desteklenmesini sağlar. Hareket sisteminin mikro dolaşımını arttırır. Antrenman periyodunda ortaya çıkan yeni damar oluşumu, kas proteinleri ve enzimlerin artışını destekler, yorgunluğunu önler. Bu şekilde kaslarda üretilen ve yorgunluğa neden olan laktik asit miktarını düşürür. Oluşan spor yaralarında daha kısa sürede tedaviye destek olur.

PHARMAOZON Nasıl Kullanılır?
Kırışıklar-Antiaging : Temiz ve kuru cildinize günde iki kez uygulayınız.
Akne : Temizlenmiş cilde, aknelerin üzerine günde iki kez uygulayınız.
Leke : Lekeli bölgeye önce peeling uygulayarak ölü deriyi atınız. Düzenli olarak sabah-akşam Pharmaozon uygulayınız. Gündüz güneş korumanızı ihmal etmeyiniz.
Selülit : Selülitli bölgeye temiz vücuda sabah ve akşam düzenli olarak masaj ile uygulayınız.
Böcek sokmalarında, radyasyon, güneş yanığı ve tüm yanıklarda, açık yaralarda günde 2 kez sürülür.
Eklem sağlığı : Masaj yaparak kullanılması önerilir.
Pişiklerde : Pişik olan bölge temizlendikten sonra Pharmaozon sürülür.

Bu eşsiz ürünle ilgili daha detaylı bilgi edinmeniz için http://www.pharmaozon.com/

Kısa bir süre içerisinde Pharmaozon firmamızla sizler için bu ürünü buluşturacağız..
Ürünümüzle ilgili düşüncelerinizi ve kampanyamızın nasıl olmasını istediğinize dair düşüncelerinizi yorum olarak bırakmanızı bekliyoruz..
Kampanyamızın şeklini sizlerin yorumları üzerinden belirleyeceğiz..


Bu bir tanıtım bültenidir.Ürünü kullandığım zaman deneyimimi de paylaşacağım..

22 Ocak 2011 Cumartesi

İndirimden bana bir şey bırakmamışsınız :( Döverim:)

Kabul ediyorum ben de geç kaldım canım İstanbul' a gitmek için..

Dün gidebildim ancak, Viaport yapalım dedim eşime işlerimizin arasına sıkıştırıp..

Hay gitmez olaydım..

O da ne?

İndirimlerden bana bir şey bırakmamışsınız.

Hele Mango' dan bana bıraktıklarınıza halen gülüyorum..Bedava verseniz giymem ayol ben onları..

Çok kızgınım size çokkkk...

Neee param cebimde mi kaldı? Vay be amma da düşünmüşsünüz beni..

Ahh görseydiniz beni, nasıl burnumdan soludum dün, eve gelince halen kızgınlığım geçmemiş..

Hem alışveriş yapmak isteyip de yapamayan bir kadından daha hırrrrrrrr modunda kim olabilir?

Seneye bana da bırakın biraz oldu mu? Aksi takdirde döverim:)

Bu işten benim oğlanlar şanslı çıktı, birer çift spor ayakkabıları oldu..

20 Ocak 2011 Perşembe

Ben de sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim

Mustafa Kemal Atatürk' ümüzün ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” vecizesini biliyorsunuzdur.


Yıllar önce bir Karadeniz sahil kasabasından geçerken otobüsle bir bez afiş dikkatimi çekmişti.Aynen şöyle yazıyordu=


Ben de sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”
                                                                 Belediye Başkanı


Bunu hiç unutmuyorum, aklıma geldikçe de gülümserim..


Hazır söylenmişi var tabiii, yeni bir söze ne gerek var dedi belli ki Sayın Başkan :)


E Madem öyle=


Ben de sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”



19 Ocak 2011 Çarşamba

Ne Zor Şeymiş Yaşamak



Efendimmm FıratPlastik' in Twitterda bir yarışmasından firmanın basın sözcülüğünü de yapan Sayın Yunus ARIKAN' ın "Ne Zor Şeymiş Yaşamak" kitabını kazanmıştım.

Tabii ki sadece kitap kazanmakla bitmedi bu iş:) Kazandığım kitabın yazarı tarafından da arandım, ne hoş bir jest, teşekkürler Sayın Yunus Arıkan, teşekkürler FıratPlastik..

Yaşamanın ne zor şey olduğunu iyi bilirim, ama bu defa  Yunus Arıkan' ın kaleminden bakacağım..Kitabı okuyunca görüşlerimi buradan yazacağım.

Bu arada eski bir kitap kurdu olarak ne yazık ki yitirdiğim kitap okuma sevdamı yeniden hortlatan gözbebeğim Ojeliparmaklar Yeşim' imi müsait yerlerinden öperim..

Haaaa derseniz ki hortlatma çorbasında bizim de tuzumuz olsun diye, yolladınız da okumadık mı derim ben de :) 

18 Ocak 2011 Salı

Syn.Ahmet Nazif Zorlu, berberinizin kulağını çekin please




Hafta sonu bir gazetede röportajınızı okudum da oradan bu konuyu yazmak geldi içimden..Yukarıdaki saç şekilleri gitmiyor size..

Aşağıdakini uygulasın berberiniz, ne dersiniz? 


Bu arada röportajda alaylı olduğunuzu belirterek "Okul vardı da okumadık mı? " demişsiniz.

Her alaylı sizin gibi olsa keşke:)


Çikolatasepeti' nden Mild Madlen kazanan şanslı

Şartları yerine getiren 85 kişi üzerinden Random.org' la çekilişi yaptım.İşte sonuç=

video

85. kişi Pretemagna tebrik ederim, en kısa sürede adresini bekliyorum.


açelya yılmaz (pretemagna) dedi ki...

canım zaten izleyicinim facebook grubunada açelya yılmaz olarak üyeyim,kampanyayı duyurdum;
http://www.facebook.com/home.php#!/profile.php?id=1605471239
sevgiler..
açelya yılmaz
pretemagna@gmail.com


Bir başka hediye kampanyasında görüşmek üzere siz sağ ben selamet diyerekten ÇİKOLATA TADINDA BİR HAYATINIZ OLSUN EFENDİM..

16 Ocak 2011 Pazar

SERTEX-İXİR döşemelik Kumaş Temizleyicisi deneyimim



Efendim takip edenler bilir bir süre önce bu yazımla duyuru yaparak SERTEX firmasının İXİR döşemelik Kumaş Temizleyicisinden hediye etmiştik.

Sevgili Sertex bana da ürün yollamıştı.

Epeydir aklımda bir türlü fırsat olmadı.

İXİR döşemelik Kumaş Temizleyicisini kullandım ve kesinlikle mennun kaldım.

Daha önceki yazımda da yazdığım üzere Sertex bu ürünü kahve, çay, çamur ve kül gibi akla gelebilecek her türlü lekeyi zorlanmadan çıkarabilsin diye üretmiş..


Ürün özellikle taze lekelerde, ki bu hanımlar için çok önemli, anında müdahale etmesi şansı vermekte..

Ayrıca ürün kokusu mükemmel, temizlik işkence olmaktan çıkıyor bu kokuyla, temizlik sonrası kaç gün salonumuz harika koktu..Set bileşenleri de çok iyi düşünülmüş..Biz hanımlar bayılırız minik fırçaydı, süngerdi, hepsi bir arada setlere.

Veee biz çocuklarımla sildik koltuk ve kanepelerimi, kiti öyle sevdiler ki, oyun oynar gibi sandalye döşemelerini bir silişleri vardı evlere şenlik.

Ürün kullanımında açık renk kumaşlarda kullanılması tavsiye ediliyor ama ben koyu renk kumaşlarda da iyi sonuç aldım.

Teşekkürler Sertex..

Veee Sertex'in yeni ürünü için geri sayım başladı!! DEVRİM niteliğindeki yeni döşemelik reklam kampanyası pazartesiden itibaren tüm ulusal kanallarda olacakmış benden söylemesi..

14 Ocak 2011 Cuma

Moda Tutkusu' ndan LV çantam geldiii


Sevgili Modatutkusu blogunun LV çanta çekilişini kazanan şanslı bendim.

İşte LV mini Pochette çantam=



Teşekkürler efendim..Ne cici bir çanta bu böyle..



13 Ocak 2011 Perşembe

PEDER ne der, KADER ne der

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:

-"Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz" diye çıkışır.

Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:

-Peder ne der, kader ne der.



Reyhane de ben buna bayıldım der..


Bir de Cümleten iyi Kaderler diler..


Haaa bir de Acep Akşemseddin Hz. Beni göreydi veletlerimin yaramazlıkları karşısında harap bitap düşerkene ne  derdikine?


-Hanım kendini harap eder, bakalım kader ne eder? mi derdi ki?


Ne ederse güzel etse bariii..



11 Ocak 2011 Salı

Çikolatasepeti' nden Mild Madlen hediyemiz var

Bugün içime Cengizhan kaçtı diye yazmıştım bu yazımda.

Çikolataya olan tutkulu aşkım Cengizhan' ı solladı bile, şimdi de çikolata kaçtı içime:)

Hele bir de Sevgililer Günü'ne özel buradaki çikolataları görünce Cengizhan da kimmiş falan oldum yani:)


Bir kaç görsel seçtim sizin için=








İşte http://www.cikolatasepeti.com/ dan muhteşem hediyemiz=

Mild Madlen Beyaz 



Sitesinden ürünü incelemek isterseniz burada

Bu muhteşem çikolatayı Bir kişiye hediye ediyoruz.Kargo elbetteki Çikolata deyince ilk akla gelen isimlerde başı çeken cikolatasepeti.com' a ait.

Katılım şartları=

1-Blogumu izlemeye alıyorsunuz.

2-http://www.facebook.com/cikolatasepeti grubuna katılıyorsunuz.

3-https://twitter.com/cikolatasepeti follow yapıyorsunuz.

4-Blogu olanlar blogunda, olmayanlar ise facede bu hediye etkinliğini duyuruyorsunuz.

5-Son olarak da katılım ve duyuru linklerini bu yazıma yorum olarak yazıyorsunuz.

ŞANSINIZ ÇİKOLATADAN YANA OLSUN:)

Son katılım tarihi=18.01.2011 saat=13:00 dır.





İçime Cengizhan kaçmış bugün






Çinseddine kadar ne varsa önüme katmak isteği pek hakim.


Aman deyim kollayın kendinizi:)


Kendime içindeki Cengizhan' ı da al git diyorum da başka bir şey demiyorum.


Ya da kendimi Türk doktorlarına emanet etsem lokal anestezi ile çıkarabilir mi bu Cengizim Hanımı..


Not=Moğol Hükümdarı Cengizhan' ın hikayesini biliyorsunuz dimi.Hikaye burada

10 Ocak 2011 Pazartesi

Blogum bugün Habertürk' te




Habertürk Gazetesinde 20. sayfada yer alan Web Günlüğü-blog köşesindeyim bugün..

Ne hoş bir şey kendimi bildim bileli elimden düşmeyen gazete sayfalarında bir gün yer alabilmiş olmak.

Habertürk ailesine çok teşekkür ediyorum.

9 Ocak 2011 Pazar

Çocukluğumun Marianna' cı nineleri



80' li yıllardı sanırsam.Her sabah saat 10:00 a gelirken mahallenin kodamanlarını bir telaş alırdı, her biri televizyon olan bir eve kapağı atmaya çalışırdı.Bizim ev de en çok tercih edilenlerden biriydi..

-Reyhannnn gızımmmm..Marianna başladı mı? nidaları inletirdi mahalleyi.Sanırsın ben Marianna' nın mahallemiz sorumlusuyum.

-He, Şadiye nine başladı derken dışım, içim yuh be Şadoş bir kez de kaçırsan şu diziyi çatlarsın dimi derdi.O zamanki içimi kınıyorum huzurlarınızda, ne kadar ayıp,iç başka dış başka.

Sonra Kibar Teyze' nin sesi duyulurdu..

-Reyhan' ımmmm..Gızımmmmm dediğinde anında 

-He Kibar Teyze başlıyo, başlama cıngılı çaldı , koşşşşşş derken dışım, içim sen de kusur kalma emi Kiboşum derdi.Kiboş 2. evliliğini yapmıştı 2. evliliğiydi kocasının da.

Akabi Rüveyda nine seslenirdi..

-Dağlar gızı Reyhannnn..

-He nine he gel gel, başlıyo..derdim o sözünü bitirmeden.Gidişat belliydi, niye yorulsundu ki cümle tamamlayarak.

Rüveyda nine cüssesi ve yaşından beklenmedik bir çeviklikle 3 adımda soluğu bizde alırdı.

Rüveyda Ninenin çok güzel kızları vardı, hepsi de evliydi ve çok bilmişlerdi.Gurur duyardı onlarla hep.Bizi de çok severdi kızları ilgileniyoruz analarıyla diye..Daha ne olsundu analarına Marianna' nın bir bölümünü bile kaçırtmadık, full yanii..

Şimdiki aklım olsaydı, bunları sıraya dizer, kapıdan tek tek sorguya çeker, bir önceki bölümden sorduğum soruları yanlış cevaplayan olursa almazdım içeri:)

Sonra Marianna başlardı, ninoşlar pür dikkat..

İlk başlarda tam bir kazma olan Luis Alberto, sonraları az rüylarımızın prensi rolünü üstlenmediydi.

Marianna da aslen çok güzel olmamakla birlikte sık sık o zaman da dile getirdiğim üzere makyajla zaman zaman harika bir şey olurdu.

Bir de çok şanslıydı, hizmetçi olduğu evdeki zengin aile oğlu en nihayetinde ona tutuluyordu, nerde görülmüştü böylesi şans.

İster istemez hülyalarımız da bu yöne meylederdi.

O zaman anlayamadığım nokta hadi benim rüya hülya olayları böyle de bu ninecikler neyin peşindeydi? Çocuk aklım çözemezdi bunu bir türlü.

Diziden unutamadığım sahnelerden biri ise= 

Luis bir gün Mariannanın saçlarını okşadı ve ona çok güzelsin dedi.Marianna da iki eline tükürdü ve saçına sürüp saçına şekil vermeye çalışarak Luis' e güzelmiyim gerçekten dedi.

Marianna burada öyle saf ve temiz bir görüntü çizdi ki tükrük olayını görmezden geldi eminim Luis ve tüm Türkiye:)

Bu arada Marianna kayınpderden yana da oldukça şanslıydı, bu da dikkatimden kaçmamıştı o yıllarda..

Bahsi geçen ninelerin hepsi ebediyete irtikal etti, nur içinde yatsınlar.



8 Ocak 2011 Cumartesi

Atmalardayım

Dün bir olaya sinir oldum..

Bugün ise o çekmece senin bu çekmece benim karıştırıyorum karıştırıyorum, atıyorum fuzuli bulduklarımı..

Attıkça rahatlıyorum..Attıkça rahatlıyorum..

Arada bir de kendimi fırçalıyorum..

"Yuh artık kızım yaa, bunu ne için sakladın ki? " diyorum..

Hane halkı tırsmış durumda, acep bizi de mi atarkisinden bakış fırlatıyorlar boyuna..Artık nasıl bir  YAKLAŞANI ATARIM kompozisyonu çizdimse..

Akşama doğru epey rahatladım, tabii atma boyutunu çekmece dışına da taşıyarak..Artık Allah ne verdiyse en detoksundan...Dolaplardan ayakkabılar, çantalar, kazaklar, yallahhhh çöpün kenarına poşetlerle..Kenarına zira ihtiyacı olan alıyor..



Minik Metem ben böyle söylene söylene en sinirli halimle dört dönerken evde nasıl da bakıyordu o buğulu gözlerle..Gözlerine dikkat ettim bir ara, şükrettim..İyi ki doğurmuşum bu gözlerin sahibini dedim..Sarıldım, öptüm, öptüm,öptüm..Daha bir rahatladımm..

Ohhhh be dünya varmış..

İclal' im Aydın' ım da yazmıştı bir ara..Çekmecelerden atacak şeyleri ayıklamanın kendini rahatlattığını, deneyin derim size de..

Bu işin bendeki püf noktası şudur hocam=Atacak şeylerin yanında bir de buğulu gözlü bir çocuk olacak ki öpmelik, nur' un ala nur olsun:)..(Acaba doğursam mı diyenlere mesajımdır:)

6 Ocak 2011 Perşembe

Son tali aşkımdı bir iş makinası



Efendim benim kendini bilmez gönlüm zaman zaman tali aşklara kaptırır yakayı..

Ana aşkım şimdiki kocam zaten...Hay bin dil sürçmesi..Sanki eski kocam da varmış gibi:)

İşte bu yaz da bu iş makinasına tutuldum platonik platonik.Garibimin daha haberi bile olmadan bitti ama aşkım..

Aşktan yana bir maymun iştahlılık ki sorma gitsin.

Onu servisle işe gidip gelirken gördüm..Farklıydı diğerlerinden..Bir kere rengi nice uzaktan belli olurdu..Albeniliydi..Turuncu yeşil birlikteliğini iyi yakalamıştı.

Ama hiç pas vermezdi..İşine çok düşkün, işi hariç başını kaldırmazdı..

Servisteki bir kaç arkadaşım da ben hergün onu görünce bakakalırken onlar da artık farketti aşkımızı...Seninkine yaklaştık deyu uyarır oldular..

Kimisi herhalde iş makinası satın alıp kiralama işine girecen bile dedi, aşkımızı hiçe sayarak:)

Dedim=

-O işi Bülent Ersoy iyi yapıyor, bir sürü iş makinası var kiralıyor, ama benlik bir iş değil..

Biri dedi ki=

-Aaa onun iş makinaları mı var? O zaman Swarovski taşlıdır onun ki..

Dedim=

-Olabülü..

Nerden mi biliyorum Hanfendünün iş makinaları olduğunu..

Efenim biz de kendi dünyamızın Bülent Cankurt' uyuz..Magazindi, İstanbul jet sosyetesiydi biliriz az çaplı da olsa..

Bakalım tali aşk hayatım daha nelere gebe..Göreceğiz:)








5 Ocak 2011 Çarşamba

Vintage yatak satıyorum



 Prof. Dr. Erkan Topuz "Bebeğiniz için ikinci el yatak tercih edin demiş."Çocuğun yatağı cilalanıyor, bu da kanserojen. Amerikan halkı bu riski ortadan kaldırmak için ilginç bir yöntem benimsemiş. Amerika’da bilinçli ebeveynler çocuklarına ikinci el yatak alıyorlar. Böylece mobilyanın bütün zararlı kimyasalları uçmuş oluyor." diye de devam etmiş burada..

Ben de buradan yola çıkarak yatağımı satıyorum.

Şimdi benim yatak vintage midir? Baktığın zaman Vintage mutlaka bir döneme ait olmalı denildiğine göre, benim yatak da 1999 Gölcük depremi dönemine ait..Hatta deprem gecesi o yataktan sağ çıkacağımı hiç düşünmemiştim ben..Ama bak şükür halen hayattayım, yatağın bu boyutu da var, uğurlu kendileriii..

Hem bu yatakla bir taşla iki , hatta 4 kuş vurabilirsiniz. Hata vurduğunuz kuş sayısı dördü rahat aşar bile..Zira yatak çok büyük.Hem tüm çocukları aynı odada yatırarak, diğer odalarınız kirlenmez, hemi de ısıtma problemini kısa yoldan çözmüş olursunuz, hemi de çocukların cümlesi birden tek çatı altında toplanmış olur, yorulmazsınız.

Kaça mı satıyorum, bilmem daha önce hiç yatak satmadım.O zaman müzayede yoluna gidelim.

Müzayedeyi başlatıyorum.

Siz düzgün giyimli beyefendi, açılış fiyatını vermeye ne dersiniz?

Ya da siz fiyakalı hanımefendi?

Laf aramızda ben eskiden müzayedeci olmak ister idim..

Şöyle afillisinden SATIYORUMMMMM, SATTTTIIIIMMM diye tokmağımı masaya vurmak hoş gelirdi bana....

Bu arada Sayın Profesörün söylemi hakkında bir araştırma yapamadım daha..Ama 2. el yatakların da hijyen problemleri yok değildir kanımca.Altına kaçıran olabülü, bulaşıcı hastalığı olan olabülü..Bilemiyorum yaniii..

Ama benim yatağın öyle problemleri yok en VİNTAGE' indennnnnn..

Takdir sizin:)


Nottur=Yatağı sattığım falan yok, esprisine yazdım yazıyı:) Yatağı elden çıkaracağım tabiki de, bir ihtiyaç sahibine vererek..Söylemesi ayıp kendime de yenisini alazammmm...



3 Ocak 2011 Pazartesi

Kelimeler orkestrasının şefi olsam

Hep hayalimdi kelimelerden oluşmuş bir orkestranın şefi olmak..

Tek bir el hareketimle o orkestradan harika cümleler dökülsün isterdim..

Mütemadiyen önceden kurulmamış bir cümle kurulsun isterdim..

Kelimelerle aşkımdan nice yeni yazılar peydahlansın isterdim..

Hala istiyorum..

Ah benim Balık hayalim daha neleri ister:)

Yapabileceğinden değil ya işte..

Sürekli uçsuz bucaksız bir hayal okyanusunda kulaç atar durur, kulaç atar durur..

Görmemişin aşuresi olmuş




Görmemişin aşuresi olmuş, üçünün bir resmini çekmiş..

Hemi de aşureleri kendi yapmamış, komşusu getirmiş..

O kadar aşure severmiş ki, evdekilerin aşure sevmemesini fırsat bilip, hepsini oracıkta bitirmiş..

Bu görmemişin geçmiş yıllarda eğer herhangi bir komşusu aşure getirmezse, hazır aşure paketlerinden alıp, pişirip yediği çok olmuş da, bir defa kendisi tüm malzemeleri bir araya getirip pişirmeye niyetlenmemiş...

Tembelin önde gideni nolcekkkkk..

Kahve Dünyası' ndan "Darüşşafaka Bardakları"


Siz de Darüşşaafaka' ya destek olmak isterseniz bu yazı ilginizi çekebilir.




Aferin Fatma Bingöl' e..Bana gelen bardağı o tasarlamış..Çok çok beğendim..


Bardağın her yönden fotosunu çektim ki tasarım daha net anlaşılsın diye..




Bardağın tutma kulpu da ayrıyeten hoşuma gitti..

Tasarlanan tüm bardaklar ise aşağıdaki fotoda yer alıyor..


Harika bir sosyal sorumluluk projesi bu..Teşekkürler Kahve Dünyası..

Kahve Dünyası' nın diğer bir sosyal sorumluluk projesi için ise bu yazıma bakabilirsiniz.




UNUTMA

Öleceğimiz son günden bugüne bir perspektifle bakacak olsaydık,kararlarımız çok farklı olurdu.(Leadbeater)