klima etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
klima etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2013 Perşembe

DirenME! Davulcu..

Efendim dün iki adet klima arızası giderdikdi iş icabı. Esasında benim gözetmenliğimde bizim eleman gidermişti arızaları ben de herhalde bir işin ucundan da ben tutayım psikolojisi ile klima karşısına geçip arıza giderildi mi deyu test etme moduna girmiş olmalıyım ki, öğleden sonra sağ omzum öyle böyle değil epey ağrımaya başladı. Akşamı dar ettim,ama ilaç alma konusunda da epey inadım,şimdi geçer, az sonra geçer, geçer dimi diye diye vakit de geçe sarınca sahurda içerim madem en azından yarını kurtarırım niyetiyle sahura bıraktım ilaç işini. Ama ağrıdan uyuyamıyorum,sıcak da bir taraftan oğlum da bana sen uyuyabildin mi ben uyuyamadım diyor, hadi benim omzum ağrır, oğluma noldu ki? Sıcaktan besbelli. Gece 01:00 gibi daldım sanırım uykuya, saat 02:00 da davulcunun biri sen gel beni uyandır, ölür müsün öldürür müsün?Yahu yeme içme işi 04:00 da bitiyor sen benden ne istiyon da erkenden ayağa dikiyon dimi? Sinirim tepemde tabii..Kalktım o an aklıma yatarken dolaptan çıkarmayı unuttuğum karpuz geldi biz soğuk yiyemiyoruz da onu çıkardım. Yine soğuk olacak sahura ya yine de bir ümit.Uykum bölündü,ağrılarıma geri döndüm,güç bela daldım,teli 03:10 a kurdum, haydaaaaa 03:09 da bir davulcu daha, kardeşim bana mı taktınız yahu bu gece.Benim için 1 dakika da önemli lütfen ama.Ne istiyonuz nan benden?Sonra bir sokağın bir davulcusu olur, ne bu yahu biri 2'de biri 3'de uyandırıyor.

Şimdi teknoloji çağındayız ya hani,böyle davula falan ihtiyaç duymuyoruz, çalar saati bile silmişiz biz hayatımızdan sen ne diyosun? Cep telefonumuzu kuruyoruz, bir de güzel bir alarm müziği attırıyoruz, paşa paşa kalkıyoruz, bi daha bizim mahalleden geçersen bacaklarını kırarım diyeceğim ama yapamayacağım bir iş o bakımdan diyemiyorum.

Ha sen şu düğünde dernekte davul çalan meslek erbabındansan tabii sahurda da bunu yapabilebilirsin ama usulunce, yok değilsen bu işte para yok hacı, kendine bir iş bul, bırak bu davul işlerini,hem Ramazan'dan sonra ne edecen?

Bir de bakıyorum pasa davul çalışıyon, onu da arkandan atlı koşturur gibi çalıyon, manilerin suyu mu çıktı?

Davulcu işi eskidendi hem,küçüklüğümde bayılırdım sahurda davul sesiyle uyanmaktan, o kadar tembih eder idim bizimkilere beni de sahura kaldırın diye kıyamıyorlar mıydı ne ebedi kaldırmazlardı, yahu zaten oruca niyetim yok, yediklerinizden azıcık yiyip yatacam o yani.Acayip çekerdi beni sahurda yemek yemeler, hele ki o kuru yufka böreği yok mu nasıl canım çekerdi,sabah da yapardı annem istesem ama o kalabalıkta yeme zevki başka.Şimdi ben davul sesiyle uyanınca pasa öksürmeye başlardım,duysunlar da beni de sahura kaldırsınlar diye.Öhö öhö öhö dedikkkkkkkkkkkkkkkkk.Gurur da varmış baksana, kalk sofraya dal dimi, yok illa davet gerek.

Ama şimdi öyle mi az erken uyanınca zaten uykusuzluk migrenimi tetikliyor,moralim bozuluyor.

Bir de o sıra üst komşu ritüel haline getirdiği masa,sandalye artık Allah ne verdiyse çekme işine başlamıyor mu gecenin bir köründe, benim sinir tepemden aşşa boca....

Anlaştık dimi davulcu çalmak yok davulu çalarsan da ben uyanınca..

Gece eşime şikayet ediyorum davulcuyu bana diyor ki fena mı olmuş bak işte karpuzu kurtarmışsın.Buyur burdan yak:(

29 Aralık 2010 Çarşamba

Ananın evinde de GALATAMODA vardı dimi

Efendimm, bu aralar bir GALATAMODA aşağı GALATAMODA yukarı gırla gidiyor ya..

Benim de canım şöyle mis gibi bir GALATAMODA yazmayı çekti, canımın canı sağolsun, her ne kadar gidemesek de bu yıl, elbet hafıza arşivinden buluruz yazacak bir şey..

Hafızamda yanlış değilse şayet 1. Galatamoda Festivali dönemindeydi.Festivalden gazeteler vasıtasıyla haberim olmuştu.Tam da o sıra İstanbul' da klima seminerindeydim.Oda arkadaşım da Sivas' tan gelmişti.Eğitimin son günü öğleden sonra serbesttik.Arkadaşıma dedim haydi Galatamoda' ya gidelim.O da biletini almış, saat 16:' da otogarda olmalıydı.Bostancıdaydık.Çok istedik ama, yetişemeyiz diye gidemedik.Ben öyle anlattım ki o da çok merak etti.

Neyse Bostancı perşembe pazarı ve Bağdat caddesi takıldık..

Ben de akşam aldım valizi geldim eve..

Ammaaaa devrisi gün taktım görümcemi koluma, (ben de kalıyordu çocuklarıma bakıyordu görümcem o dönem), çıktım İstanbul yoluna..Doğruuuuuu Galata' ya.

Katılan tasarımcıları ezbere biliyorum.Bahar Korçan, Mehtap Elaidi vs. vs.Zaten yolda görümceme anlata anlata bir hal olmuşum.O da benim farklı bir yüzümü görmüş şaşkın..Sen bunları nereden biliyorsun diyor.Biliyorum işte.

Taşfırın erkeği Haluk olaydı şayet bana=

Ananın evinde de GALATAMODA vardı dimi derdi.Yok Haluk Bey anamın nevi şahsına münhasırdı modası..Renk renk basmalardan etek diker giyerdi anam.Komşulara da dikerdi..Öyle her kumaşı da beğenmezdi.Seçiciydi hayli..

Ooooo ilk etap Bahar Korçan' ı görüyoruz.Hemen çekiştiriyorum görümcemi..

Bak bak Bahar Korçan..Nasıl mütevazi Bahar Korçan, nasıl sıcak..Bayılıyoruz.O dönem tabii blog neyin yok bende, yoksa resim manyağı yapardım blogu..


O sıra Bahar Korçan' ın bir arkadaşı ona butik kurabiyeler yapmış evde, dağıtsın diye getirmiş..

Elleriyle ikram etti bize Bahar Korçan şeker ötesi insan..

Butik kurabiye olayıyla o zaman tanıştım işte ben..Bayıldım.

Sonra sevgili ZuzuKurabiyeleri' nin bu yazımda bahsettiğim kurabiyelerine de bayıldım.Aklıma geldi de bir an bayıldığımı yazayım dedim canım arkadaşımın kurabiyelerine..

Tasarımları inceliyoruz görümcemle, görümcem kumaştan dikişten anlıyor, yıllarca fason giyim firmasında dikiş dikmiş zira..Bazı tasarımların dikişlerini hiç beğenmiyoruz.Ahhh diyor görümcem imkanım olsa da ben diksem.

Ama bazı tasarımlar da harika, kumaşın iki yakasını bir araya getirip tasarım diye piyasaya sürmek nerde, kumaşa kendini katmak nerde...Fark ediliyor hemen..

Başka tasarımcı da yok o gün, standlara hep soruyorum ama, yok işte rastgelmedi bize..

Bir gün bir Bahar Korçan tasarımına sahip olacağım ve sadece bedenimi değil ruhumu da saracak o tasarım, biliyorum...

Sivas' taki arkadaşım mı?Vay be dedi dediğini yaptın gittin hemii..

UNUTMA

Öleceğimiz son günden bugüne bir perspektifle bakacak olsaydık,kararlarımız çok farklı olurdu.(Leadbeater)