Geçen hafta başında memleketten sevgili ablam aradı.Dedi ki ablan hayatında hiç yapmayacağı bir şeyi yaptı, Allah Allah dedim yapmadığı şey ne olur ne olur? Aklıma bir an biriyle mi kaçtı acaba sorusu geldi, ona demedim tabii:) Sonra tam 1 saatten fazla konuştuk meğer bizimkisi nişanlanmak üzereymiş,her şey ani gelişmiş,kimseleri kabul etmeyen ablam zincirlerini kırmış,görücü usulü görüştüğü biriyle anlaşmış ilk defa onca isteyeni içinden birini beğenmiş bizim kız.Çok sevindim, ailecek sevindik,zira ondan artık evlenme babında ümidi kesmiştik.Hepimizi şaşırttı bu sürpriz kararıyla.Şimdi tek dileğimiz mutlu olması.O aradığımı buldum diyor, oysa bize hiç bahsetmedi bunca yıl aradığı nedir, nasıl biridir? Onlar şimdi çok mutlular nişanlısıyla umarım daim olur, onlar için dualarınızı eksik etmeyin emi.Ve ben geçen hafta apar topar 30 Ağustos günü sabah soluğu Samsun'da aldım.Akşama da nişan oldu,çok da güzel oldu nişanı,aile arasında yaptık, yine de çok kalabalıktı.
Bu arada toplumumuzda her bekara baskı uygulanır, yok evlenmiyor musun, yok biri var mı? Annesine ise pasa isteyeni yok mu diye sorulur. Arkasından türlü dedikodular.Bunlar tabii boş zaman kişilerinin işi.Ben ablamdan sonra anladım ki nasip kısmet olunca ve Allah yazdıysa illaki evleniyor insanlar, ama er ama geç.O nedenle bırakın bekarların yakasını, o vakti gelince evlenir, ya da evlenmez kime ne?Sonra evlenince çocuk var mı peşine düşer insanlar.Rica ediyorum düşmeyin.Rahat bırakın insanları.Nişana dair bazı detayları buraya fotolayacaktım ama belleği evde unutmuşum, ondan başka az bir şey bırakmışım telde bari onları yayınlayayım da kuru post olmasın:)
Yukarıdaki fotonun konumuzla alakası yok ama Obama'nın bu pozu bana çok ilginç geldi,yoruma açık olan bu poz için ben sadece bari ayakkabını çıkaraydın be Obama diyorum, ama koskoca ABD Başkanı'nın da ayakkabısını çıkarıp çorabıyla poz vermesi olur muydu bilemiyorum, kafam karışık bu bağlamda benim de bakalım siz ne diyorsunuz?
Bu arada fotoğraf buradan alıntıdır.
Bir önceki Samsun ziyaretinde amcamın kızı ile halamın oğlunun kızları olmuştu o zaman göz aydınlığına gidemedimdi, kısmet bu sefereymiş.(Bu arada bizimkiler akraba evliliği 2 çocukları var şükür sorun yok) Oradan dönüşte gördüm bu tuzcu amcayı sen git Çarşamba'da kaya tuzu sat, helal olsun dedim.
Ablamın kızı Seyhan'ım her gidişimde benim için en sevdiğim şeyleri hazırlar.Üstte gördüğünüz Samsun'umuzun kıvratmasıdır,bükme tatlısı diyen de vardır, ister kuru ister şerbetlisini yiyebilirsiniz.Seyhan'ım açıp dondurucuya atmış ben gelince çıkarıp pişirmiş, altta da hiç hesapta yokken pat diye kahvaltıya gittim ona apar topar bir şeyler hazırladı canım benim.Gördüğünüz gibi kıvratmalar sofrada da var, çayla çok iyi gider, üsttekini de Kocaeli'ne gelirken yanımda getirdim, büyük oğlum çok sever,çocuklarım gelmemişti de Samsun'a.
Bu arada Seyhan'ım dün ameliyat oldu, sürekli uzatıyordu korkudan,bir insan ameliyattan bu kadar mı korkar,güya lokal anestezi olacaktı, sen ameliyathanede kork tansiyonun 19 'a çıksın, narkozu ye.Az önce yine görüştük,daha iyi, kistleri vardı onlar alındı,biran önce ayaklanır inşallah.
Tabii kıvratmaların hepsi bu kadar değil, sevgili kayınvalidem de açtı kıvratma torununa sağolsun..
Ve bu da yine Samsun'umuzun meşhur nişasta havucu (böreği).Çok güzeldir ama fazla kaçırmamak lazım, yola çıkacağım akşam bolca yedim, otobüste karnımın ağrısından öldüm:) Üstteki tabaktakiler de kayınvalidemin oğluna gönderdikleri.
Şimdilik benden bu kadar..
Daima esen kalmanız dileğiyle..




