17 Şubat 2015 Salı

Serdar Turgut bizdeki alışveriş canavarını anlatıyor


Serdar Turgut 05.07.2012 tarihli Güzel yanı halk plajında geçen rutin bir gün başlıklı yazısında Türk erkeklerinin mangal yakarkenki hallerine değiniyor ve başına gelen bir olayı anlatıyor..Benim ilgimi çeken ise kadınların alışveriş sevdasının erkeklerin mangal sevdasına galebe çaldığı:) 

Yazı eski ama ben yeni okudum..Okuyun bana hak vereceksiniz:) Serdar Turgut der ki=

Örneğin, alın benim başıma geleni. Cesaretimi topladım ve büyük bir kararlılıkla mangal kiralanan yere doğru yürümeye başladım. Heyecandan ayağım çıplak yola çıkmışım. Bir süre sonra acıyla durmak zorunda kaldım. Hava sıcaktı ama ayağımı bu kadar da fazla yakacak kadar sıcak olması ihtimali yoktu.

"Biraz dayanayım, nasıl olsa acıya alışırım" diye düşündüm. Acı azalacak yerde arttı. Ayağımı biraz kaldırınca basmakta olduğum yerde bir adet kor halinde kömür bulunduğunu gördüm. Halbuki plajın dış kapısında, "Kor halindeki kömürleri yere atmayın" da yazıyordu.

Ancak bizi ülke olarak büyük ve güçlü yapan şey, kurallara katiyyen uymamamız olduğundan bu uyarıyı da diğer uyarılar gibi dinlemiyorlardı.

Neyse, haykırmam ilk acıyı hissettiğim dakikada değil, ancak kor halindeki kömürü gördükten sonra gerçekleşti. Beynim çekmekte olduğum acının büyüklüğünü o kömür parçasını gördükten sonra algıladı.

ASLINDA BİR KORKUMDAN KURTULMUŞTUM

Bu yaşadıklarımın bir de güzel yanı vardı. 

Çıplak ayakla yürürken ben sürekli olarak "Ya ayağıma yere tükürülmüş çekirdek kabukları yapışırsa" diye düşünüyordum. Bu bende bir takıntı haline dönüşmüştü ve düşüncesi bile bana panik atak yaşatıyordu.

Ayağım derin bir şekilde yandıktan sonra bu korkum geçti; çünkü yanan sağlam olan ayağımdı. Yani şimdi ben iki ayağını da kullanamayan bir insanım, plajda bundan sonra o kabuklar sadece tekerlekli arabamın tekerleklerine yapışacak.


Bu ayaklarla yürüyecek olsaydım bile artık tehlike yoktu; çünkü sağ ayağımı attığım her defasında tabanımın altını, neye bastığımı artık net olarak görüyorum. Çünkü o ayağım, bastığım kor nedeniyle neredeyse mükemmel bir biçimde delinmiş durumda.


GELELİM GÜNÜN ACI OLAN BÖLÜMÜNE


Bütün bu anlatıklarım o gün plajda yaşadıklarımın güzel olan tarafıydı. Daha sonra ben nekahet dönemindeyken birden Rana başıma dikildi ve acil biçimde çarşıya çıkmamız gerektiğini söyledi.



Ben kocalıktan malulen emekli olduğumdan bu isteğini karşılayamayacağımı söyledim. "Eğer gelmezsen kocalıktan sadece malulen emekli olmakla kalmayacaksın, aynı zamanda öleceksin" dedi.


Bir süre sonra alışveriş merkezine acil ayakkabı ihtiyacını karşılamak için yol alıyorduk. Ben bir ayakkabı ihtiyacının nasıl acil olabileceğini ve dahası bunun bir insanın aklına plajda nasıl gelebileceğini anlayamadığımı söyledim.

O da bana bunun nasıl olabildiğini anlattı. İşin kötü tarafı, anlattıkları bana mantıki ve rasyonel gelmişti. Galiba sonunda ben de onun kadar delirmeye başlamıştım.

Alışveriş yaparken ayağımı yere her bastığımda su toplamış bölümün farklı bir yanı patlıyordu. Acımı karıma anlattığımda, bunu onun ayakkabı bulmasını engellemek için mahsustan yaptığımı söyleyerek beni anlayışsız ve sevgisiz olmakla suçladı.

Alışveriş merkezinde yaklaşık 1000 adet dükkân vardı. Rana bunların her birisinin içine girdi ve içeride en azından yarım saat kaldı. 1000 dükkânın sadece 10 tanesi ayakkabıcıydı; diğerlerine neden girdiğini sormaya korktum. Buna vereceği cevabın da bana mantıklı gelmesi ihtimali beni korkutmuştu. Zira bizi o durumda birlikte tımarhaneye tıkabilirlerdi.

Yanlış anlamayın ben tımarhaneden değil Rana ile birlikte aynı koğuşa tıkılma ihtimalinden korkuyorum. Bir ara THY bilet satış bürosunun içine bile girdi. Ben orada gerçekten korktum; çünkü bir ara ikimize bilet alacak ve ayakkabı bulmak için İtalya'ya gideceğiz sandım.

Bir süre sonra pes ettim, bir bar bulup orada içmeye başladım. Bazen içmeye zorunlu ara veriyordum; çünkü Rana cepten arayıp bir ayakkabı bulduğunu ve oraya gelerek fikir vermemi istiyordu. Bu yaklaşık 30 defa oldu. Her defasında oraya acı çekerek gittim ve fikrimi söyledim.

Her defasında benim ne kadar zevksiz olduğumu söyledi ve verdiğim fikirleri beğenmedi. Daha sonra sonra cep telefonum çalmamaya başladı ve gönül rahatlığıyla sarhoş oldum. Bir süre sonra o anda karşıma çıksaydı Rana'yı gönül rahatlığıyla öldürebilecek kadar rahatlamıştım.

Ama sonra o geri geldiğinde vakit hayli geçmiş olmalıydı; çünkü ben ayılmıştım ve civardaki bazı lokantalar sabah kahvaltısı servisine hazırlanıyorlardı. Oysa biz buraya gelmeden önce kahvaltı etmiştik.

Hadi hadi itiraf edin kendinizden bir parça bulmadınız mı Rana'cımda..Serdar Turgut'un eşi Rana içerikli yazılarının hastasıyım, Ranaaaaaa beri gel tanışalım, seni seviyorum dostummm..

Yazının tamamı =

http://m.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/756465-guzel-yani-halk-plajinda-gecen-rutin-bir-gun

Bu arada Özgecan Arslan'a yapılanları asla sindiremiyorum..Allah hepimizi doğru insanlarla karşılaştırsın, evlatlarımızı korusun, hayırlı birer birey olmalarını nasip etsin..


20 yorum:

  1. eskiden bayılırdım yazılarına sonra bozdu nedense şimdi nerede yazıyor onu bile bilmiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de rastlarsam okuyorum çoğunluk

      Sil
  2. ne güzel anlatmış içimizdeki alışveriş canavarını :D geçtim avm'yi bazen bir şehri sadece alışveriş mekanı olarak bile gördüğüm oluyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah çok hoşsun, ve meğersem ben de bir şehri sadece alışveriş mekanı olarak görebiliyormuşum bunu farkettim:)

      Sil
  3. benim alışveriş canavarlığim çoğunca kumaş üzerine.bugün yine içimdeki kumaş canavarı bana bir sürü kumaş aldırdı:) canım hepsi gerekliydi gerekli buda içimdeki teselli:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii herkesin canavarlığı farklı alışveriş konusunda:) Ayyy aldığımız her şey gerekli bizim ötesini kim düşünürse aldanır:) Güle güle dik...

      Sil
    2. Tabii herkesin canavarlığı farklı alışveriş konusunda:) Ayyy aldığımız her şey gerekli bizim ötesini kim düşünürse aldanır:) Güle güle dik...

      Sil
  4. Yazdığı yazı fena değil hani.Sorumsuz erkeği göstermiş kategorilerde. :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba canım 8-mart-hanimeli-hediyelesme-etkinligine bekliyorum mutlaka sevgilerle caanım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, teşekkürler canım haber verdiğin için..Sevgiler..

      Sil
  6. Bir kadin olarak ozgecan olayini kiniyorum ins bu son olur bir daha kimseye yasatmaZ

    YanıtlaSil
  7. alış veriş konusunda pek bir meraklıyız :)

    YanıtlaSil
  8. Eee nede olsa eski solcu adam:)

    YanıtlaSil
  9. Bazen ben de alışverişten eve dönüp aldıklarıma baktığımda ''bunu neden almışım acaba?'' diye düşünüyorum :) Alışveriş süresinde şuur kaybı yaşıyorum sanırım :)

    YanıtlaSil

☼ Reyhan'a Yorum Bildir ☼

UNUTMA

Öleceğimiz son günden bugüne bir perspektifle bakacak olsaydık,kararlarımız çok farklı olurdu.(Leadbeater)