fabrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fabrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Bursa'nın minnak kütüphanelerini ısırırım ben


Haber şöyle okurcum=

Bursa Valiliği ve Osmangazi Kaymakamlığı tarafından gerçekleştirilen proje ile kentin en işlek yerlerine konulan mini kütüphanelerle vatandaşların daha fazla kitap okumasının sağlanması amaçlanıyor. 50-60 kitaplık mini kütüphanelerden isteyen herkes yararlanabilecek. Okuduğu kitabı yerine koyup yenisini alabilecek. İsteyenler buraya evindeki kitabı bırakarak başkasının da istifadesine sunacak. Proje kapsamında Heykel, Kent Meydanı, Tophane, Altıparmak ve metro istasyonları gibi şehrin belli yerlerine ilk etapta 25 mini kütüphane konuldu. İlgi doğrultusunda bu kütüphanelerden daha sonra okul, büyük fabrika, iş merkezi ve hastanelere de yerleştirilecek. Kent Meydanı'nda yapılan tanıtım toplantısında konuşan Vali Şahabettin Harput, vatandaşlardan iyi niyetli bir şekilde bu kütüphanelerden yararlanmalarını istedi. Toplumda okuma konusunda büyük bir eksiklik olduğunu belirten Vali Harput, “Halkımızın okumasını ve kitabı teşvik etme adına bu kampanyayı Bursa'da başlatıyoruz. İlk defa Osmangazi ilçesinde başlattığımız bu proje ile 25 noktaya mini kütüphanelerden koyuyoruz.” dedi.


Vatandaşların bu kitaplardan ücretsiz yararlanabileceğini aktaran Harput, şunları söyledi: “Ama bu kitaplar bizim tarafımızdan sürekli yenilecek ve denetlenecek. Milli Eğitimi Müdürlüğümüzün kontrolünde uygun olmayan yanlış kitapların buraya girmemesi için sürekli kontrol edilecek.”

Not=Buradan alıntıdır.

Ay ben bu projeye bayıldım,bayıldımmm.Lütfen kimse suistimal etmesin ey Bursa halkı, aldığınız kitabı okuyup yerine koyunuz emi.

Hele hastanelere de bu mini kütüphanelerden konulması ne bilim mest etti beni.Zira hastanede dr. sırası beklerken boş boş oturan insanlar hep canımı sıkmıştır.Benim hep çantamda kitap olduğu için en azından canımı sıkmıyorum kendimin.

Sayın Kocaeli Büyükşehir Belediyesi biz de istiyoruz şehrimize böylesi bir hizmeti...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Bir Dondurma tutkunu benin Algida Çorlu Fabrikası Gezisi 2

Efendim bu yazı dizisinin ilki için sizi buraya alalım..

Haaa nerede kalmıştık..Güzel bir otobüs yolculuğu sonrası Algida Çorlu Fabrikası' na ayak bastık..Ooo fabrikanın dış görünüş albenisi  de yerindeymiş hanii..Bknz. resme.


Bu resimdeki yavru benim yavru..Fabrikanın özellikle üretim bölümünü de gezdikten sonra, geleceğe dair kararlarında bir dizi değişiklik yaptı yavrum.Dedi ki:

-Anne, ben büyüyünce dondurma üreticisi olacağım.
-Hay hay evlat demek düştü bana da..

Bu resimde de gördüğünüz üzere kara kara düşünüyor, sanırım böyle devasa bir fabrikayı nasıl kurarım diye:)

Bizim için harika atıştırmalıklar hazırlanmıştı çay/kahve ikramının yanında..Hepsi çok harikaydı, ama ne yalan söyleyim , ben ve oğluşum çoğunun tadına bakamadık, zira hemen dibimizde Magnumlar, Cornettolar mıknatıs gibi çekiyordu bizi kendilerine..Yedik de yedik valla..

Bu arada yavrumun geziye katıldığı gün öksürüğü de vardı, ben kesin dönüşte yorgan döşek yatar dedim ama, şükürler olsun bana mısın demedi, o kadar dondurma yedi, haydi maşallah deyin kuzuma..Hani Avrupa' da Dondurma hasta etmez derler, kışın da yerler ya doğru mu ne?

Neyse efendim, bizi sunum salonuna aldılar.Sunum gayet sıcak bir ortamda yapıldı, sıcaklıktan kastım elbette Algida' nın sunum veren görevlilerinin sıcaklığıydı.Soru-cevap şeklinde olması da güzeldi.Sağlıklı-hijyen dondurma üretimi nasıl olur fikir sahibiydik sunum sonunda hepimiz.

Ben de "Yeni tadlar elde etmek için neler yapıldığını" sordum, ayrıntılı bilgi verildi.

Sunum sonrası gruplar halinde üretim alanı gezildi.Biz çilek grubu olarak sonuncu gruptuk.Sıra bize gelince çantalar, takılar bir odaya bırakıldı.Allahım yok böyle bir hijyen,boneler, önlükler, çocuklar dahil,galoşlar verildi herkese.Ahahah o halimizle resim çekinmekten de geri kalmadık.

İçeride tekrar galoşlu ayakkabı temizliği yapıldı, eller antibakteriyel ürünler ile yıkandığı halde, son aşamada elerimiz bir de sıvı püskürten cihaz içine sokuldu,diyorum ya yok böyle bir hijyen..Bu aşamaları gördükten sonra Algida marka dondurmaları gözü kapalı yerim ben, yiyin siz de..

Üretim sahasına girdik, girilemeyecek bölümler bantlarla ayrılmıştı.Bir mühendis gözüyle de baktım tabii, otomasyon almış başını gitmiş.Açık halde duran kartonlar bile makinalarca koli haline getiriliyor.İnsan emeği saf dışı tamamen, her iş makinalarda bitiyor.Müthiş bir teknoloji.

Algida NATO tarafından sürekli denetlenmekte olup Amerika dışında NATO’ya dondurma tedarik eden tek firmaymış arkadaşlar.

İşte bu da benim KÜÇÜK GURMEM METEM=


Nasıl da tadıyor 40 yıllık gurme edasıyla taze dondurmayı..

Yine uzattım dimi, bende bu çene varken:) Devamı bir sonraki postta olsun barii..



UNUTMA

Öleceğimiz son günden bugüne bir perspektifle bakacak olsaydık,kararlarımız çok farklı olurdu.(Leadbeater)