kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2010 Salı

İyilik kutusu+Teneke Kutuda Türk kahvesi



Kahve Dünyası'nın İyilik Kutusu 


BU KUTUNUN İÇİNDE İYİLİK VAR!.. TADINI ÇIKARIN… 


Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'na Destek Amacıyla Kahve Dünyası Tarafından Özel Olarak Hazırlanan İyilik Kutuları Kahve Dünyası Mağazaları'nda…

Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nı 2009 yılından bu yana destekleyen Kahve Dünyası, 2010 yılında da desteğini devam ettiriyor. "İyilik Kutusu" projesi ile Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'na kutu satışlarından kaynak aktaran Kahve Dünyası, yılbaşı alışverişleri için İyilik Kutusu'nu yenileyerek iyilikseverleri de bu projeye destek vermeye davet ediyor…

"Bu kutunun içinde iyilik var! Tadını Çıkarın!.." sloganı ile 20 TL den satışa sunulan İyilik Kutusu'nda; 2'li Türk Kahvesi fincanı, 100 gr Türk Orta Kavrulmuş ve Çifte Kavrulmuş Kahvesi, 250 gr lokum yer alıyor.

İyilik kutusunu alanlar hem Koruncuk adı verilen korunmaya muhtaç çocuklara yardımda bulunuyor, hem de hediye seçimlerini anlamlı kılıyorlar… İyilik Kutuları'ndan g
elen iyilik dolu desteklerle de Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, korunmaya muhtaç yüzlerce çocuğa aile ortamı sağlıyor, onları hiç yalnız bırakmıyor, böylece çocukların da yüzünü güldürüyor… 


Kahve Dünyası'ndan Teneke Kutuda Türk Kahvesi 





Teşekkürler KAHVEDÜNYASI

Kahve Dünyası, özel kavrulma tekniği ile en iyi çekirdekler kullanılarak ürettiği geleneksel Türk Kahvesi’ni en uzun süre tazeliğini korumak amacıyla özel olarak geliştirilen ‘Teneke Kutu’da satışa sunmaya başladı
Türk Kahvesi’ni uzun süre taze olarak saklamak için Kahve Dünyası tarafından özel olarak geliştirilen ve tasarlanan ‘Teneke Kutu’, kahve severler için ekstra bir saklama kabı ihtiyacını da ortadan kaldırmış olacak.

Kahve Dünyaları’nda Eylül ayından itibaren satışa sunulan Teneke Kutuda Türk Kahvesi, 250 gramlık paket fiyatı ile kısa bir süre için aynı fiyattan satışa sunuluyor.


Mail adresinizle web sitesinde belirtilen bölüme üye olduğunuz takdirde,
aylık olarak Kahve Dünyası ile ilgili yenilikler, haberler, duyuruları ilk
önce siz öğrenmiş oluyorsunuz.









28 Temmuz 2010 Çarşamba

Bir Dondurma tutkunu benin Algida Çorlu Fabrikası Gezisi 2

Efendim bu yazı dizisinin ilki için sizi buraya alalım..

Haaa nerede kalmıştık..Güzel bir otobüs yolculuğu sonrası Algida Çorlu Fabrikası' na ayak bastık..Ooo fabrikanın dış görünüş albenisi  de yerindeymiş hanii..Bknz. resme.


Bu resimdeki yavru benim yavru..Fabrikanın özellikle üretim bölümünü de gezdikten sonra, geleceğe dair kararlarında bir dizi değişiklik yaptı yavrum.Dedi ki:

-Anne, ben büyüyünce dondurma üreticisi olacağım.
-Hay hay evlat demek düştü bana da..

Bu resimde de gördüğünüz üzere kara kara düşünüyor, sanırım böyle devasa bir fabrikayı nasıl kurarım diye:)

Bizim için harika atıştırmalıklar hazırlanmıştı çay/kahve ikramının yanında..Hepsi çok harikaydı, ama ne yalan söyleyim , ben ve oğluşum çoğunun tadına bakamadık, zira hemen dibimizde Magnumlar, Cornettolar mıknatıs gibi çekiyordu bizi kendilerine..Yedik de yedik valla..

Bu arada yavrumun geziye katıldığı gün öksürüğü de vardı, ben kesin dönüşte yorgan döşek yatar dedim ama, şükürler olsun bana mısın demedi, o kadar dondurma yedi, haydi maşallah deyin kuzuma..Hani Avrupa' da Dondurma hasta etmez derler, kışın da yerler ya doğru mu ne?

Neyse efendim, bizi sunum salonuna aldılar.Sunum gayet sıcak bir ortamda yapıldı, sıcaklıktan kastım elbette Algida' nın sunum veren görevlilerinin sıcaklığıydı.Soru-cevap şeklinde olması da güzeldi.Sağlıklı-hijyen dondurma üretimi nasıl olur fikir sahibiydik sunum sonunda hepimiz.

Ben de "Yeni tadlar elde etmek için neler yapıldığını" sordum, ayrıntılı bilgi verildi.

Sunum sonrası gruplar halinde üretim alanı gezildi.Biz çilek grubu olarak sonuncu gruptuk.Sıra bize gelince çantalar, takılar bir odaya bırakıldı.Allahım yok böyle bir hijyen,boneler, önlükler, çocuklar dahil,galoşlar verildi herkese.Ahahah o halimizle resim çekinmekten de geri kalmadık.

İçeride tekrar galoşlu ayakkabı temizliği yapıldı, eller antibakteriyel ürünler ile yıkandığı halde, son aşamada elerimiz bir de sıvı püskürten cihaz içine sokuldu,diyorum ya yok böyle bir hijyen..Bu aşamaları gördükten sonra Algida marka dondurmaları gözü kapalı yerim ben, yiyin siz de..

Üretim sahasına girdik, girilemeyecek bölümler bantlarla ayrılmıştı.Bir mühendis gözüyle de baktım tabii, otomasyon almış başını gitmiş.Açık halde duran kartonlar bile makinalarca koli haline getiriliyor.İnsan emeği saf dışı tamamen, her iş makinalarda bitiyor.Müthiş bir teknoloji.

Algida NATO tarafından sürekli denetlenmekte olup Amerika dışında NATO’ya dondurma tedarik eden tek firmaymış arkadaşlar.

İşte bu da benim KÜÇÜK GURMEM METEM=


Nasıl da tadıyor 40 yıllık gurme edasıyla taze dondurmayı..

Yine uzattım dimi, bende bu çene varken:) Devamı bir sonraki postta olsun barii..



UNUTMA

Öleceğimiz son günden bugüne bir perspektifle bakacak olsaydık,kararlarımız çok farklı olurdu.(Leadbeater)